Anasayfa > Yazar

Hüseyin Yazıcı

Yardımcı Doçent Doktor


Su Ve Önemi

SU VE ÖNEMİ

 

Sevgili okuyucu,

 

Bu yazıda canlılığın devamı için hayati derecede öneme sahip olan, en küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar bütün biyolojik yaşamı ve bütün canlı faaliyetlerini ayakta tutan su ile ilgili genel bilgiler yer almaktadır.

 

Su, yerkürenin yaklaşık olarak %70’ini kaplamaktadır. Yeryüzünde mevcut bulunan tüm suların ise yaklaşık olarak %97.2’sini tuzlu sular (okyanuslarda ve iç denizlerde bulunan sular) oluştururken geriye kalan %2.8’lik kısmını ise tatlı sular oluşturmaktadır. Tuzlu sular direkt olarak içme suyu, tarımsal sulama veya endüstriyel amaçlı kullanım için uygun değildir. Bu nedenle söz konusu amaçlar için su ihtiyacı ancak bu %2.8’lik tatlı sulardan karşılanmaktadır. Bu tatlı suların ise yaklaşık olarak %70-80 kadarı buzullarda, toprakta, atmosferde ve yer altı sularında mevcut bulunurken geriye kalan kısım ise yüzey ve yer altı sularında mevcuttur. Bu miktar ise yerkürede bulunan tüm su hacminin yaklaşık olarak %1’ine karşılık gelmektedir. Anlaşılacağı üzere canlı yaşamının devam edebilmesi için ihtiyaç duyulan direkt olarak kullanılabilir suların hacmi çok kısıtlıdır. Bu denli kısıtlı olan suyun, insanoğlunun ihtiyaçlarının karşılanması ve canlılığın devam edebilmesi için sürekli yerkürede mevcut bulunması suyun doğal döngüsü içerisinde belirli bir zaman zarfında farklı formlara dönüşerek tekrar tekrar kullanılabilir hale dönüşmesi ile mümkün olmaktadır.

 

Dünya genelinde kişi başına düşen su kullanımı, toplumların gelişmişlik seviyesiyle doğru orantılıdır. Gelişmiş ülkelerde bu oran oldukça yüksek olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde ise düşüktür. Dünya nüfusunun her geçen yıl arttığı gezegenimizde 1.1 milyar insanın içecek temiz suyundan yoksun yaşadığı, 2.6 milyar insanın ise tuvaletinin olmadığı ve temel gereksinimleri için su bulamadığı, her yıl yaklaşık 5 milyon insanın temiz su ile ilgili hastalıklardan dolayı öldüğü, 2025 yılında dünya nüfusunun üçte birinin şiddetli derecede su sıkıntısı çekeceği bilinmektedir. Halen dünyada 2.8 milyar insanın şehirlerde yaşıyor olduğu, bu rakamın 2025′te 4.5 milyara yükseleceği göz önüne alındığında şehirlerin günden güne temiz suya daha fazla ihtiyaç duymakta olduğu sonucu varılmaktadır. Şehirlerin nüfusunun artmasının sonucu olarak ciddi su sorunlarının yaşanması kaçınılmaz olmaktadır. Basit bir örnek olarak ülkemizdeki 3200 belediyenin yaklaşık 50 adedinin kanalizasyon sularını arıtmakta olduğu, başka bir deyişle nüfusumuzun yaklaşık 50 milyonuna ait kanalizasyon sularının doğrudan nehirlere dolayısıyla göl ve denizlere akmakta olduğundan bahsedilebilir.

 

Bu denli hayati öneme sahip olan kısıtlı miktardaki kullanılabilir suların bizden sonraki nesillerin de devamını sağlamak üzere korunmasını sağlamak amacıyla yerel yönetimlerin ve politika yapıcıların hem ülke bazında hem de global anlamda diğer ülkelerle birlikte işbirliği yaparak su konusunda çok titiz davranması gerektiği ve suyun tasarruflu ve bilinçli kullanılması konusunda önlemler alması ve uygulatması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bunun sağlanabilmesi için öncelikle her bir bireyin günlük yaşamında su tüketimi konusunda eğitilerek bir farkındalık oluşturulması gerekmektedir. İşte bu yazı bir nebzede olsa bu farkındalığın siz sevgili okurlar üzerinde oluşturulabilmesi için yazılmıştır. Unutmayalım ki, su hayattır ve biz insanoğlu hayatımıza bilinçli bir şekilde yön vermeliyiz.  

 

Etiket :

Yazarın Diğer Yazıları

İLETİŞİM

Yedişehitler Mahallesi 2924 Sokak No 9 ISPARTA/Merkez
0506 746 05 41 - 05052493426
isparta@yurdu.net